Perşembe, Kasım 08, 2007

KARACAOĞLAN

Elâ gözlerini sevdiğim dilber

Göster cemalini, görmeye geldim

Şeftalini derde derman dediler

Gerçek mi sevdiğim sormaya geldim

Gündüz hayallerim, gece düşlerim

Uyandıkça ağlamaya başlarım

Sevdiğim üstünde uçan kuşların

Tutup kanatların kırmaya geldim

Senin âşıkların gülmez dediler

Ağlayıp yaşını silmez dediler

Seni bir kez saran ölmez dediler

Gerçek mi efendim, sormaya geldim

Senin işin yiyip içmek dediler

Yâran ile konup göçmek dediler

Göğsün cennet, koynun uçmak dediler

Hak nasip ederse görmeye geldim

Mail oldum, senin ince beline

Canım kurban olsun tatlı diline

Âşık olup senin hüsnün bağına

Kırmızı güllerin dermeye geldim

Karac'oğlan der ki, işi doğrusu

Gökte melek, yerde hüma yavrusu

Söyleyim ben sana sözün doğrusu

Soyunup koynuna girmeye geldim

KARACAOĞLAN

Babamın çıkardığı mizah dergisindeki lakâbıyla "Çapkın Karacaoğlan".. :))

Bugün anmak istedim Karacaoğlanı... Amacım O'nu tanıtmak değil hâşâ... Kim tanımıyor ki... Belki gençlik daha çok tanımalı ama...

Bu arada Soner Olgun'un güzel yorumunu asla es geçmeyelim... O bir Karacaoğlan kadar sahip çıkarak söylemiş... Dahası olur mu bu yorumun üstüne bilemem...

1 yorum:

nazar dedi ki...

KarAcaoğlan'DAN Soner Olgun'a...
İkisi de birbirinden kıymetli, birbirinde dinlenesi...
İkisi birleşince tadından yenmez olmuş, Hatırlattığın için teşekkürler...
hoşçakal...