Perşembe, Ağustos 20, 2009

İSTANBUL kızına dert yandı: "3. köprü istemiyorum!"


Bir şehir düşünün; dünya güzeli, bakmalara doyamıyorsunuz.
Bir gelen aşık olup gidiyor! Yok eşi benzeri...
Nerden bakarsan bak güzel.
Hangi tepesine çıksan, hangi kıyısına insen bir başka güzel.
Güzeller güzeli diye ancak bu şehre denir.
Tüm güçlü devletlerin sahip olmak için savaşları göze aldığı şehir!
İmparatorlukların merkezi!
Taşı toprağı altın!
Zengini ne kadar çoksa da fakirini asla zengine değişmeyen, her fakire sofrasında bi köşecik de olsa yer veren güzel şehrim...
Anam, babam, sıcacık yatağım o benim...
İstanbul'um...
İstanbulum bugünlerde ağlamaklı hem de ne ağlamaklı...
Doksunsan seller akacak gözlerinden...
"Siz insanlara ben ne kötülük etttim ki bana bunca eziyeti reva görüyorsunuz?" diye soruverdi
Ardından hemen gönlümü aldı.:
"Sana değil kuzum bu sözler. Sen benim ne bir dalımı kırdın, ne bir tükürük savurdun taşıma toprağıma... Ben seni benden var ettim. Sen bana hiç hıyanette bulunmadın, bilirim. Amma velakin sizden sonra gelenler nedense beni pek hor görmekteler. Parayı bulan, köşeyi dönen hem en güzel yerlerime çıkıp oturur hemde içime derler. Bak şu halime. Didik didik edilmekten ne hale geldim. Çok eskilere gitmeyelim bile. Senin doğduğun yıllarda nasıldım; şimdi nasılım?Oysa benim için bir insan ömrü nedir ki? Bir soluk bile değil dünya zamanıyla. Ben ki nice uygralıklar, nice imparatorluklar görmüş geçirmişim. Ne savaşlar, ne katliamlar, ne acı günler gördüm; ama inan şu senin ömrün kadar olanı, onların verdiği zararı o kadar hafifletiyor ki gözümde. Bugünlerde artık nerdeyse ölmekle burun buruna gelmiş gibi hissediyorum kendimi. Yıllardır yok edilen yeşilim yüzünden zaten havamın suyumun içine edilmişken şimdi en son kalan yeşil alanlarıma gözünü dikmiş senin aç gözlü insan soyun... Oysa ben ölürsem sende ve benimle yaşayan tüm insanlar da ölecek. Ölmesek de sürünüerek yaşyacağız ki bu inan ölümden beter. Bu gözü dönmüş insan yığınları daha çok yol yapıp yandaş müteahitlerine cukka sağlamak, daha çok araba satıp kapitalist düzene daha çok köle insan yetiştirmek, ve benim yeşil alanlarımı kendilerine rant sağlayan kaynaklar olarak kullanmak için var güçleriyle bugünlerde 3. köprü yapacaklarını açıkladılar. Ardından köprünün yolunu bahane edip her yanımı kazıp deşip yeşillerimi yok edecekler. O yeşiller ki içinde nice yaşamlar barındırır. Bitkileriyle hayvanlarıyla hepsi yok olup gidecekler. Bir daha geri dönüşümü yok. Yok oluyorum YOK! Kimsenin kılı kıpırdamıyor! Sizlere neler oluyor böyle? Para, rant bu kadar güçlü mü sizden? Siz karşı gelmezseniz ben nasıl karşı geleceğim? Madem benden bu kadar haz etmiyorlar içime ediyorlar, wallahi deprem olsa da çöküp yerin altına girsem artık diye düşünüyorum.
Kahroldum! Yeter artık!
Yahu bırakın son yeşil topraklarımı bana. Bu dünya yalnızca bugün yaşayan insanlara mı ait?
Kaç yıl ömrünüz var ki?
Siz gittiğinde ardınızdan geleceklere hiç mi yeşilim kalmasın? Zaten her yanımı delip deşip betonlarla doldurduz! Ne ağaçım kaldı ne çiçeğim ne böceğim. Ne hayvanım kaldı bu yaratıklar yüzünden ne de beni seven insan dostlarım. Beni sevenler bile artık beni bırakıp benden uzaklara kaçar oldular. Uzaklardan bana şiirler, şarkılar yazarlar söylerler gözyaşları içinde...Beni sevenlerimden de ayırıp nereden başıma üşüştü bu hırtolar, krolar ve hani annanen rahmetli Hacer Hanım'ın tabiriyle hödükler, andavallılar! Beni ne çok anlardı Hacer hanım ah! Nurlar içinde yatsın. O'na bakan beni görüp de ne derdi di mi? İstanbul hanımefendisi! Ya işte böyle dostum canım ciğerim Şirin. Bir zamanlar hanımefendiler, beyefendiler şehri artık talancılara boyun eğiyor. Şimdi 3. köprü yapılacak yer belli olmuş. Tarabya ile Beykoz arasında yapılacakmış. Ah buna can mı dayanır! Hiç mi düşünemezler. Hadi bu rantçıları kapitalistleri anladım(!). Para gözlerini döndürmüş. Ama anlamadığım hani beni sevenler? Hani bensiz yaşayamayacaklar?




BİLDİRİM: Herşeye boşverdiğim günlerdi şu günler. Beni biraz olsun uyandıran sevgili Öykü'nün gazıyla bu yazıyı yazmış bulunuyorum.
Öykü 1, Öykü 2 olarak okumanız önemle rica olunur.

2 yorum:

öykü dedi ki...

Çok guzel yazmıssın sırıncım cok tsk edıyorum sevgılerımle

şirin'den esintiler... dedi ki...

Ben de sana teşekkür ediyorum Öykücüğüm... Umarım amacımıza ulaşırız. Biz istersek neler olur neler...İstanbulum içim canım feda...