Salı, Mayıs 08, 2007

Akşam akşam ruh halleri...

Canı sıkılırda şöyle avaz avaz bağırmak ister insanın canı... Bağır bağıra bilirsen... Balkon kapısı açıktır ardına kadar... Yetmez ise gider arka balkon kapısını da açarsın... Hadi bağır! Bağıramazsın... Bir yumruk gelir oturur boğazına... Yanar yüreğin önce, büyür de büyür... İçinde saklılar iyice ağır gelir besbelli... Ardından gözlerin dayanamaz...İnat edersin gözyaşlarınla... Akıtmamaya kararlısın... Tut, tut!. Kırpsan gözünü ha düştü ha düşeceker! Gözlerini açık tutmaya çalışırsın... Bir kırpsan düşecekler... Buğudan artık görüntü de net değilidr... Zaten hiç farketmez ki sana... Karşında ne var diye bakmazsın o anda... "İçimde neler oluyor" dersin... Bilirisin neler oluyor da kendine bile diyemezsin... O kız gelir aklına... O kızın gözyaşları gelir... Kendin o kızdan daha büyük daha olgun olduğunu bilirisin... Nafile... Yara aynı yara... Dert aynı dertse o kızın erken ya da geç dönemi aynı acı dalgalarında hatta daha da artarak sürmektedir...

Ne kitap okumakla, ne bağırmakla, ne de resim yapmakla geçmiyor... Yalan bu şarkılar yalan... Belki artık final şarkıları söylemek gerek böylesi durumlarda... Bu şarkılar vardır aklında ama yazamazsın ki! Yazarsan yazı biter... Bir daha yazılmaz üstüne... Beklersin... Dinlersin sessizliği... Canın hâlâ mı yanmakta... Yok çaresi... Bakacaksın başının çaresine...

Belki biraz verseydi çilekli votkadan Annoya ne iyi olurdu:(

3 yorum:

sureyyam dedi ki...

Geldim..) şarkılar dinledim blogunda... o güzelim manzaraya baktım..şarkı ile örtüşen yazını okudum..soru işaretleri dolandı dört bi yanımda...olur bunlar olur şirinim..
patlamalar yaşarız hep..artçıları olsada geçer geçer... delmeden geçsin bari..
:)anlamaya çalışıyorum seni..gerçeği düşü karıştırır oldum..hımm şöyledir diyorum..bakıyorum aksini söylüyorsun...bir bilmecesin sen.. çözene...iskenderin düğümü gibi olup gidiyorsun... dikkat..) hani o güzel el işlerin...hanii.. ben eski boncuk oyalarından kelebeğime kemek yapıyorum..)sen??
sevgiler sana

NAZAR dedi ki...

Sana küçük bir tavsiye; yarın sabah ruh haline uygun neşeli ya da hüzünlü bir şarkı aç, ama son ses.. sonra çeliştir elektrik süpürgesini.. avazın çıkıtığı kadar şarkı söyle, bağır, isyan et, gül...
Süpürgenin sesinden hiç bir şey duyulmaz...
Kısa bir sürede olsa özgür olursun.
Körle yatan şaşı kalkarmış, şu karamsarlık ta kimden bulaştı acaba? derhal bulaştıranla görüşmeyi kes!!!!
İyi geceler..

NAZLICA dedi ki...

Sevgili Şirin çözümü zaten bulmuşsun, bakacaksın başının çaresine. Duygularımızı alenen yaşıyamıyoruz maalesef.Yaşadıklarımız çok geçsede üzerinden ruhumuzda izler bırakıyor.Benzer bir duyguyu yakalayınca çağırıyor eskileri.Bedensel ağrılarımızı bile affetmemiz gerektiği söyleniyor. Affetmeyi dene belki yararı olur.Sevgiyle kal canım benim.