Salı, Şubat 20, 2007

Ne zaman “OH BE!”diyeceğiz

Günler bir bir geçmekte... Sabah kalkıyorum, kahvaltıdan sonra biraz oturayım bilgisayara diyorum.. Bir de bakıyorum öğlen olmuş... hayda... Bir koşuşturmaca... Şimdi kimileri kızacak bana... İşe gitme derdin yok... Oh ne âlâ... Ben çalışmak istiyorum ama sistem beni dışarı attı ne yapabilirim... İş verdilerde yapmadık mı? İnanın işi olup da çalışmak yorulmak böyle işsiz güçsüz yorulmaktan daha zevklidir...
Böyle sızlanmaktan ben de bıktım ama inanın sağda solda işini asla gereği gibi yapamayan kişileri görünce isyan ediyorum...
En başta da ülkenin gidişatı geliyor gözümün önüne... Dincilikle cahil topluluklar yaratan ve bu cahil halkı küresel kapitalizmin kölesi olarak önüne atan bir politik oyunun içinde nasıl nefes alıp verebiliyorum; şaşıyorum kendime... Artık kendim için değil, bu acuna gelmelerine aracı olduğum çocuklarım adına çok fazla endişeliyim... Amiyane tavırlı bir adam benim canım Atamın önderliğinde dedelerimizin kurup bizlere emanet ettiği Cumhuriyet’in tüm değerlerini hallaç pamuğu gibi atmakta ve ben bu acı tabloyu izlemekteyim... Şu satırları yazarken arkamda televizyonda RTE’nin TBMM’de yaptığı grup toplantısı var... RTE kürsüde kanımı beynime çıkaran ağdalı arapçası ile kendisini ve de partisinin olmayan başarılarını ballandıra ballanıra anlatmakta... Salonun arkalarında bulunan güruh “kıskananlar çatlasın” diye ağzında sakızlı mahalle karısı nakaratını yinelemekte... Kanla düşman elinden geri aldığımız vatan topraklarını AB’ye ve de ABD’ye peşkeş çeken bu iktidara “Türkiye seninle gurur duyuyor” diyebiliyorlar... Hay dilinizi eşek arıları soksun emi! Gelin bu sloganlarınızı her gün vatan topraklarını kazıp kazıp içine gömdüğümüz yirmilik fidanlarımızın mezarları başında söyleyin; söyleyebilirseniz...
Bu kara cahiller kaldı güzel ülkem ... İnanın ne baharın gelişi, ne kuşların ötüşü zevk veriyor...
Şu sıralarda Adalar’da Mimozaların açma zamanıdır... Mis gibi kokarlar... Ama inanın ülkem böylesi pis kokarken Mimozaların kokusunu bile alamıyorum... Ne zaman ülkem güzel kokacak! Misler gibi olacak! Pislikler temizlenecek! Ne zaman “OH BE!”diyeceğiz

2 yorum:

sureyyam dedi ki...

ah şirinem ah...görüntüleri bir hoşş kendileri bir hoş...yaptıkları iki hoş...gitgidede daha bir havaya giriyorlar...her yerdeler...çoğalıyorlar durmamacısına...hatırlarmısın bir film vardı..bir kötü tohum vardı.. su ile temas ettiği anda birçok yeni varlıklar türüyordu....şakşakçıları bol.. herkes ne koparırsam kar misali o yöne dönmekde..umudum gitgide azalmada...neysem... yine geleceğim...işten geldim baktım yeni yazı....) eee birkaç cümle kurmam lazım....) sevgiler şirinem

dilara45 dedi ki...

yoruldum inan konuşmaktan,düşünmekten,anlatmaktan,anlatamamaktan,ülkeyi baştan imar etmek lazım ,bunlar gidince...söylediklerinin hepsine katılıyorum,aklı olanın da katılması gerekir.