Perşembe, Şubat 22, 2007

Fındıklı Alman Pastası

Bu tarif Oktay Usta’dan güya... Ama benim bir huyum varki her ne tarif denersem içine kendimden bir şeyler katmak istiyorum... Bana ait olsun o tat istiyorum... Bir ayırdı olsun diğerlerinden... Ne bileyim zeytinyağlı dolma mı yaparım içine deşik bir aroma veren gizliden gizliden bir tat ararım... Yiyen “nedir bu yahu?” desin? Sorgulasınlar yediklerini... Lüppedenek “aman işte bu da dolma; o da dolma” demeleri hiç hoş olmaz değil mi... İşte bu yüzden bu da işte bildiğimiz Alman Pastası denmesin... Belki de böyle yapılıyordur ama Oktay Usta’nın tarifinin üzerinden yaptım ben değişikleri... Öncelikle mayalı hamurunun içine kendimden mahlep ekledim... Mahlepin aromasına bayılıyorum... Bu arada her ne koşulda olsun artık margarini kapımdan içeri sokmuyorum... Margarinsiz hayat! Oh ne rahat! Misler gibi tereyağı varken margarin de ne demek yahu! Genlerimiz tereyağınla tanışıkmış, margarini hiç muhatap almadıklarından sürekli sistemimizi bozuyormuş margarin... Bunu da Dr. Mehmet Öz'den öğrendim... Doğrudur... Bu adam ne derse doğrudur!
Üzerine file badem kullanmıştı Oktay Usta ben badem yerine FİNDUK kullandım efendim... Artık bizim evde sürekli FİNDUK vardur ha! FİNDUKsuz günümüz geçmiyor.... FİNDUK çok yaralı malumunuz ama YERSENİZ:) Ben de fırsat bu fırsat diyerek hamur eyice bir mayalandıktan sonra güzel küçük bir kalıba koydum... Üzerine bal, tereyağ ve de toz şekerle harmanladığım FİNDUKları boca ettim... Attım hamurumu fırına... Şöyle yüksek dercede... 220 derecede pişiridim... Çıkarınca soğumasını bekledim... Bu arada kremasını da hazırladım hemencecik... Kremada soğuyunca büyük buluşmanın zamanın geldiğine kara verdik küçük oğulla... Hadisene anne! söylenmeleri altında kabından özenle çıkardığım pastamı büyük tabağa aldım... Tırtıklı ekmek bıçağımla tam ortadan ikiye böldüm... Temiz iş çıkardım doğrusu:)) Bazen bu kesme işleminde bi elim kaysa çok can sıkıcı hoş olmayan bi durum çokar ortaya... Ama bu kez gerçekten sonuç güzeldi... Şöyle bir tepeden baktım oğluma... "Sen kimle dans ediyorsun? Değme aşçıları sollarım beh! "Ay ay havanı sevsinler " dediniz... Duydum:) Kremayı araya süreceğiz kimdi... Oktya usta'nın tarifinde muz yoktu... Ama küçük oğul "sen boşver yahu o tarifi... Muz da koy... Muzsuz olur mu diye ahkâm kesince ona uydum ve de bir muzu güzelce soydum... çıplak kalan muzu ince ince doğradım... kremanın üzerine güzelce dağıttım... Yine krema koydum üstüne... muzlar kremada kayboldu anlayacağınız... Krema fazla geldi... Bir kasede pudingimiz de oldu... "Şimdi bekle biraz" dedim oğluma... İyice bir halleşsinler... Kolay olmadı biraya gelmeleri... Bi tanışsınlar hele... "Rahat bırakırım bırakmasına ama üzerine de pudra şekeri dök" demez mi? ama üzeri ne güzel görünüyor... Fındıklar karamelize bir hal almış... Dedi isem de o üstün çıktı... Son olarak pudra şekerini de serptim üzerine... Güzel bi anı fotosunu çekmek kısmet değilmiş... İşte ilk taaruzdan hemen sonra çekebildiğim görüntü....






Pasta hamuru
1 çay bardağı süt (ılıtılmış)
1 paket kuru maya 2 yumurta
3 çorba kaşığı şeker
2çorba kaşığı eritilmiş tereyağı
2,5 su bardağı un
(Benden) 1 çorba kaşığı mahlep
Üzerine:
(Benden)2 çorba kaşığı fındık Ben fındıkları tek tek bıçakla incelttim...
2 çorba kaşığı tereyağı
2 çorba kaşığı toz şeker
2 çorba kaşığı bal
Krema:
2 su bardağı süt
2 yumurta sarısı
2 çorba kaşığı nişasta
3 çorba kaşığı toz şeker
1 paket vanilya

6 yorum:

dilara45 dedi ki...

aferin sana arkadaşım...aynen ben de değiştiririm malzemeyi,eklerim birşeyler.en sevdiğim de baharatlardır,güzel kokulardır hele pastada...dolmaya tarçın koyarım mis gibi kokar.sana püf noktası vereyim pastayı keserken,naylon ip kullan ,sar pastanın etrafına ucunu çapraz hale getir ve iki yana doğru çekiver canım ama iyi ortala ki kaymasın...çok kolay ve eşit şekilde kesildiğini göreceksin...sevgiler en kocamanından.

SUREYYAM dedi ki...

bU KADARMI GÜZEL ANLATILIR...E ŞİRİNEM NE DİYEYİM SANA... ŞEYTAN DİYOR KALK TARİFİ UYGULA..bİRZ ÖNCE AŞALARDAN GELDİM.. BİZİM KİMYONDA KURABİYE YAPMIŞ..AŞAM BİRAZ FIRINDA FAZLA BIRAKMIŞ...TADI SÜPER AMA BİRAZ SERTÇE..AŞA İLLE ABLA AL GÖTÜR DEDİ..(KİMYON SEVMEDİNMİ TEYZE DEYİNCE ALMAK FARZ OLDU)YOLDA BİRİ SANA SATAŞIRSA ATARSIN KAFALARINA ... TAŞ NİYETİNE DEDİ..CADI AYŞE...KİME ÇEKMİŞ DEDESİN ŞEKER KIZI....ARMUT DİBİNE DÜŞER DEĞİL Mİ..PASTANI YAPARKEN YANINDAKİ TAT ALMA UZMANLARININ OLMASI ÇOK HOŞ.. BENİMDE KELEBEĞİM HEP YANIMDA OLURDU.. KEDİ GİBİ YALANIRDI....) İYİKİ VARLAR.. İYİKİ VARSIN.. SENİ SEVİYORUM ŞİRİNCEM.)

esintiler... dedi ki...

Dilaracığım,
O iple kesme yöntemini ben daha çok pandispanya hamurunda uyguluyorum... O hamur biliyorsun daha hassas dağılmaya uygun bir hamur... Ama bu hamur mayalı olduğundan bıçakla kesmek elime daha rahat geldi... Ama en azından bir ekbilgi olarak bilmeyenler için paylaşman çok uygun olmuş...
Sağol arkadaşım..

esintiler... dedi ki...

Ah Süreyyam!
Çeşnicibaşılar benden de yakın zamanlarda firar edecekler besbelli... Kaçınılmaz son... Ben de artık senin lige geçiyorum... Kümemi düşüyoruz, yoksa süper lige mi çıkıyoruz bakalım zaman gösterecek!

NAZLICA dedi ki...

Sevgili Şirin bu senin pastan olmuş. Kişilikli bir pasta yani. Ben de öyleyimdir, ölçü kullanmasını da sevmem, hiçbir reçeteyi birebir uygulamışlığım yoktur:))) Risk almadan hiçbirşey öğrenilmiyor canım. Çok güzel, afiyet olsun. Bitmiştir zaten, başında küçük kediler beklediğine göre:) Şimdi bunlar evlenince annemin pastası, annemin yemeği diye tutturacaklar,nasıl olacak gelin hanımın halleri.Sağlıklı günler diliyorum canım. Sevgiyle kal.

İzmirim-Deniz dedi ki...

Değerli ,güzel dost,öncelikle bloğumun yıldönümü için sarfettiğin ve benim için çok değerli olan sözler için içten teşekkürlerimi sunuyorum.Blog sahibi olmak,senin gibi ayrıcalıklı ve özel dostlara sahip olmak benim için.Daha nice yıllar geçiririz birlikte güzel paylaşımlarla inş...
Ben de senin gibi margarine asla vize vermeyenlerdenim.Herşeyi daha çok sıvıyağ ve de tabi İzmir'imin sızma zeytinyağını kullanarak yapıyorum.
Veee gelelim muhteşem pastana,ellerine sağlık,enfes görünüyor.Hemen ben de deneyeceğim.Çeşnicibaşları da hazır bende biliyosun,senin kulaklarını çınlatarak ve senin önerilerini kullanarak pastanı denemek üzere mutfağa gidiyorum,en sıcağından sevgilerle...