Salı, Mayıs 23, 2006

Bir BLOG(!) ki...

Bir blog var ki ... Herkesin tüm saflıkla inandığı ama benim maskesini düşürdüğüm... Kendisini öğretmen olarak tanımlayan bir kişi... Bayrak asma kampanyası başlatarak dikkatleri üstüne çekiyor! Ardından laik insanlara üstü kapalı bir şekilde "geri zekalı" diyor ve ben de bunu yüzüne vuruyorum... "Bloglara bayrak asma" kampanyası 29 mayıs'da sona eriyor! İlginç(!)

Bu arada bana en ağır ithamlarda bulunuyor! Resmen apaçık FAŞİST diyor! Ve arkasından da aynı şeriatçı takımın mesajları akın ediyor... Bu da ilginç(!) Daha laikler öksürdü bunlara bir hal oldu... Bir de en acı yanı öğretmen olduğunu iddia eden bu kişinin her türlü dayatmasını Atatürkçü düşünceye bağlaması... Belli ki bu kişi ne nutku okumuş, ne Atatürk'ün devrimlerini, ilkelerini biliyor... Belki de biliyor işine böyle geliyor! Ama laik kesimin arasına girip tam hareket anında demokratik hak, düşünce özgürlüğü mavallarıyla türbana tam destek, laik kesime geri zekalı demeyi de ihmal etmi,yor... Yemezler... Sen öğretmen olduğunu iddia etsende.. Bende babaannesi ve de büyükbabası Gerçek bir CUMHURİYET ÖĞRETMENİ olan Atatürkle birlikte çağdaş Türkiye'nin kurulması için ömürlerini veren kişilerin torunları olarak sen ve senin gibilerin maskesini düşürmeye devam edeceğim...

11 yorum:

Adsız dedi ki...

Biyonikkedi´nin sayfasini her zaman okuyan birisiyimdir. Yazilarindan beli oluyorki, sen bu kisi´yi hakikaten tanimiyorsun.

Simdi cok merak ettigim birsey var, KAPALI OLUNCA; ATATÜRKCÜ OLUNMUYORMU?

Neden insanlarin düsüncelerine veya inanclarina laf atiyorsun? Sen kim oluyorsun ya? Nerden aliyorsun bu cesareti? Hangi hakla?

Biyonikkedi sayfasina BAYRAK koydu diye, "Ilgi cekmek istiyor" diye yazi yazmissin, ne ilgisi yaaa, son zamanlarda neler oldugunun farkindamisin? Demek ki kiz cok seviliyor ve sende resmen kiskaniyorsun.

Burda kim neyi amaclamak istedigi belli, baksan biyonikkedi´nin sayfasinda sana yorum yaziliyor ve sen kalkip yazini buraya acikliyorsun, neden oraya yazmiyorsun merak ettim dogrusu!!!

Ögretmen ama ne ögretmendir o sen biliyormusun, keske böyle ögretmenler daha cok olsa! Sen insanlari taniyamiyorsun, tanimadan konusup, bosyere laf atiyorsun. Git ilk önce insanlari tanimaya calis, ondan sonra da elestiri yap. Sana tavsiyem olsun!!!!

Ilknur

esintiler... dedi ki...

Bu yorumu aslında silip atmak gerekiyor! Ama herkesin görmesini ibret almasını istedim... daha da densizleşir, daha da terbiyesizleşirlerse o zaman bakıcağız icabına! Şimdilik tutuyorum...

Bu da yanıtım!



Nasıl da anlaşılıyor herşey! Buram buram şeriat kokuyorsunzu! Benim anlı şanli bayrağım o kişinin demesi ile yalnızca 19 mayıs-29 Mayıs arası açılacak bir bayrak değil dirki.. Kıskançlık tanımlaması ise... yalnızca güldürdün beni... Buradaki tarih dikkatinizi çeker umarım... 29 mayıs'a kadar... Cumhuriyet'i yaşıyoruz... Cumhuriyet'in bayramlarını kutlarız! 29 mayıs ise benim için yaşadığım toprak, atam, babam, annem demek olan İstanbul'umun Fatih gibi bir aydın tarafından alınarak yeni bir çağın açılışıdır. Çok özeldir... Amma Cumhuriyet Kutlamaları ya da anmalar içinde bayrak asarak kutlanmaz... Ulusalcılar 23 Nisan'la 19 Mayıs arasını yurt genelinde "bayrak günleri" olarak duyurmuşlardı... Son yıllarda 29 Mayısları kimlerin tekeline aldıkları herkesin malumu... Fazla söze gerek yok! Dinciler, takıyyeciler işbaşında... her taşın altından siz çıkıyorsunuz... kapalının Atatürkçülüğüne gelince... yaşlı teyzelerimi ninelerimi tabii ki bu tartışmadan uzak tutuyorum... Evceğizinde namazında niyazında elinde tesbihi ninemden kim ne isteyebilir... Ona uzatılan eli ilk önce ben kırarım... Ama artık Atatürk Türkiye'sinde yaşadığının ayırdında olamayan; Filistin usulü baş bağlamayı inanç adı altında siyasi simge haline getiren(bunu ben değil, Danıştay ve AHİM söylüyor) kişiler tabii ki asla ve kata Atatürkçü olamaz! Atatürkçü olmak için önce ilkelerini devrimlerini benimsemek, özümsemek gerek! Öylee her ağzına geleni söyle, her haltı ye... Sonra Atatürkçüyüm de! hayallerinde en ağır şeriat düzenini yaşat, bu rejimi değiştirmek adına yeminler et! Sonra Atatürkçüyüm de!
Nasıl olacak! Çok zor! Asla olmayacak! Artık uyandık! Yeter!
o kadar cahil ve sığsınız ki sizinle seviyeli düşünce tartışmaları yapılamıyor! benimle tartışmadan önce açıp "NUTUK"u okuyun! Eğer hâlâ tüm içtenlikle Atatürkçü olmak istiyorsanız...

Aslicin dedi ki...

Merhaba, bence yanlış anlıyorsunuz birbirinizi ki bu çok doğal, birbirimizi göremiyoruz.

Ben de bir yerde yazdım, doğru bulmuyorum eğer ki birisinin başı zorla açıldıysa. Her şeyden önce fiziksel saldırıdır bu.

Ben siyasileştirilen türbana karşıyım ama kimsenin başının zorla açılmasını da doğru bulmuyorum, şiddet hiç bir şeyi değiştirmez.Bence de şiddete başvuran herkesin zeka sorunu vardır, sanırım biyo da bunu söylemek istedi.

Bugüne kadar gördüklerime dayanarak diyebilirim ki, her başını kapatan Müslümanlığın şartlarını yerine getirmediği gibi, her açık da inançsız değil. Aynı şekilde Atatürk'e nankörlük yapmayan, laikliğe inanan ama aile gelenekleri ile başını kapatan da bir çok insan var.

Şunu söyleyebilirim ki,uzun zamandır biyoyu takip ederim, söylediklerinin doğru olduğunu düşünmüyorum.İlgiye ihtiyacı olduğunu ise sanmıyorum.Hepimizin haklı olarak verdiği tepkileri veriyor,üzerine düşeni yapıyor, onu tebrik etmemiz gerektiğini düşünüyorum.Senin de faşist olduğunu düşünmüyorum belli ki şu son olaylarla sinirleri iyice gerilmiş bizlerden birisin. Ama zaman birbirimizi dinleme ve anlama zamanıdır.Biz laik demokratik Türkiye'nin geleceğine inananlar kendi aramızda birleşemezsek, nasıl bu milletin geleceği için birleşebiliriz değil mi?

Seninde sayfanda da bayrağımızı ve düşüncelerini görmek isteriz.Yazdıklarından belli oluyor ki, sen de bu yaşananlara dur demek istiyorsun.Yazalım o zaman, her birimiz bayrağı asalım ve yazalım.

esintiler... dedi ki...

Aslı!
Öncelikle sağduyulu anlayışın için teşekkürler! Ama sen bu blogcunun yazısını tam olarak okumamışsın galiba! Yıllardır sesi soluğu çıkmayan saygınlığından ödün vermeyen insanlar artık bıçak kemiğe dayandığı için Ankara'da görünmek zorunda kaldılar! Bu arada hiç de istenmeyen bir durum olmuş; bu olay meydana gelmiş. Bu blogcu da sağduyudan yoksun bir şekilde "geri zekalı" sıfat tamlamasını bu kişilere karşı kullanıyorsa karşılığında da tepki görmeyi doğal karşılamalı; bence hemen bir özür yazmalıydı... özür yazmak yerine bana da hakaretlerle dolu bir mesaj yazmış! Ben bütün açıklarını bir bir yazdım... Anlayan anlamıştır! Benim bu arada kimsenin zorla, cebren kimsenin başını açma gibi bir eylemin düşüncesi dahi beynimde oluşmamışken ve de asla böyle bir düşünceye sahip olamayacakken böyle itham edilmek karşımdakinin anlayışının yetersizliğinden başka bir anlam taşımıyor! Ancak bu ülkenin aydınlık bir geleceği olsun istiyorsak Atamızın devrimlerine, ilkelerine uygun yaşam biçimlerini desteklemek de görevimiz olmalı! Bu ülkede uyacağım tek kural TC Anayasa'dır... her Türk vatandaşının da bu kurallara bağlı olması gerek! Sonuna kadar bağıracağım!
"KRAL ÇIPLAK!"

crystalsdreams dedi ki...

Yanlış kral için bağırıyo olabilir misin şu an?
Sağduyu lazım hepimize sevgili Şirin,bence sen biyonik'i yanlış anlamışsın.Ben de şu içinde bulunduğumuz duruma en azından blogumda bir yazı ile tepki vermek istedim.Tüm sorun aşırı olmak bence..aşırı 2 uç grup var ve bu aşırı 2 uç grup bilerek veya bilmeyerek ülkeme zarar veriyor..Biz 2 uca da uymayan insanlar ise nasıl ve kimin önderliğinde bir tepki içine gireceğimizi bilemez haldeyiz.
Birbirimize hakaretle bir yerlere varamayız,lütfen biraz daha sakin kalalım,en azından birbirimizi tanımaya çalışalım önce..

Asortik Krep dedi ki...

Sizin tanımladığınız anlamda bir insan olarak bayrak sobesini 29 mayıs gibi bir tarihi planlı olarak verebilmek için Biyonikkedi fazla akıllı bir kadındır..O emellerde olsa inanın o tarihi vermezdi..Size bir noktada katılıyorum çünkü biz bazen fazlasıyla hoşgörülü yaklaşmak durumunda kalabiliyoruz..Ama inanın bu toplumdaki görev ve mevkilerimizden dolayıdır..Kişisel saldırılar zaten benim ve benim gibi düşünen insanların görevi olmamalıdır..Birbirimize sahip çıkmak gerektiğine inanarak size yazıyorum..Sadece talihsizce kullanılan bir kelimeden dolayı (gerizekalı)ki yazan kişiyi yakından tanıyan bir kişi olsaydınız bizim gibi vurgulamadan geçeceğiniz bir cümle olurdu..Söylediği kişilere hakaret olarak algılamadık..Hatta farketmedim bile siz yazana kadar.Çünkü onun dikkati aslında başka bir yere çekmeğe çalıştığını düşündüğüm yazısını bir solukta okudum ve geçtim..Ve sizin gibi insanları bazen Türkçe öğretmeni olupta dersinde din propagandası yapan bir öğretmenle boğuştuğum zaman tanımak isterdim açıkçası..
Sevgi ve saygı ile... :)

esintiler... dedi ki...

crystalsdreams'e:
Ben kimseye hakaret etmedim; aksine hakarete uğradım ve uğratıldım... Ki bu da beni değil, sonuçta kendilerini açıklar! Hiç derdim değil...


Genel yorumum:

Benim derdim ülkemin içinde bulunduğu karanlık... Bu karanlıklardan da -üm yorumcuların hemfikir olduğunu zannediyorum- hakaretlerle çıkılmaz! Eğer amacımız aynı ise gelin sözde değil, özde Atatürk'ün devrimlerini ve ilkelerini insanlarımıza anlatalım! Nur risalelerinin ülkemizi yönetmeye çalıştığı bir ortamda bu görev bu tehlikenin farkında olan tüm yurtseverlerin görevi olmalıdır!

NAZLICA dedi ki...

Sevgili Şirin; Kaygılarına katılıyorum,Atatürk'ün devrimlerini ve ilkelerini benimsemiş ve her platformda hiç çekinmeden savunmaya çalışan biri olarak seni sevdiğimi söylemek istiyorum.Dinin, bireyin manevi yaşamını aşarak toplumsal yaşamı tamamiyle değiştirmesi hedefiyle dayatmalarda bulunmanın (siyasiler bizzat bunu yapmaya çalışıyor)bu ülkeyi karanlığa götüreceği aşikar.Laiklik anlayışının Anayasal tarifinin ötesinde kullanmaya çalışmak, otoriter bir dayatmaya dönüştürmek, ya da dindarları siyasetten uzaklaştırmak isteniyor diye eleştirmek, toplumsal yaşamın din kurallarıyla belirlemesini savunmak anlamına gelmez mi? Herkes şapkasını önüne alıp düşünmeli.Bu toplumun Anayasa ile belirlenmiş kuralları Vatandaşlık kuralları vardır. Buna uyarak yaşayan hiçbir kimseye tek bir sözümüz olamaz.Kimse laf cambazlığı yapmasın.Sevgilerimle

esintiler... dedi ki...

Nazlıcığım;
Desteğin beni çok sevindirdi... Senin de en az benim kadar bu konuda endişeli oldığunun farkındayım! Ama toplum o derece sindirilmiş ki "yanlış anlaşılırım, başım belaya girer" diye tabu konulara giremiyorlar! Halbuki etik kurallara bağlı kalarak şapkamızı önüze alıp nerede yanlış yaptık diye düşünmeliyiz! Bugün düşüncelerimizi açıkça anlatma özgürlüğümüz varsa bu yalnızca Atatürk devrimlerinin sonucudur!Bakın yabancılar gelip "Batman'daki kadın intiharları" yakın takibe alıp inceliyorlar!Neden bu örnekleme? Eğer Atatürkçü düşüncenin tümüyle uygalayabilen yöneticiler ve bireylerden oluşsaydı bugünkü içimizde yaşadığımız toplum bu kadınlar, kızlar yaşıyor olacaktı! Yaşam bu kadar değerliyken üstünde başka hangi değer yüksek gösterilebilir! Benim en büyük arzum düşünebilen, kararlarını kendi verebilen kadınların oluşturduğu bir Türkiye! Ne zaman ki kadınlarımız aydınlanacak, ülke aydınlanacak!

Oya Kayacan dedi ki...

Laf ebeleri iş başında. Sakin ol, gaza gelme. Farzet ki gazete sütunlarında yazıyorsun. Kavga meydanında değil.

nurayekin68 dedi ki...

merak ettim şimdi.sözü edilen kim.ben onun ,bunun sözüyle BAYRAK asmadım ve ebediyen kalıcak blogumda.
sizlerede iyi akşamlar kolay gelsin))