Pazar, Nisan 27, 2008

Ah pazar... Güzel pazar...

Bizim evde yok öyle sakince pazar sabahları; olması da ne mümkün... Herkes bir telaş içinde koşturur yine yeniden erkenden... Biraz uyumak istemişim farkında olmadan. Uyuyordum da güzel güzel... Bu keyif anca 8'e kadar sürdü. Karşı inşşattan gelen mekanik sesler benim uykudan kalkma alarmım... Sesten değil uyanmam aslında... Ama orda birileri çalırken yatıp uyumak bana uygun değil nedense. "Kalk Şirin kalk! Sen çayın suyunu koy bakalım!" Büyük oğul telaş içinde yataktan çıkmış... Ben sakin olabildiğince...Hızla br şeyler anlatıyor... Yarın oyun çıkaracaklar arkadaşlarıyla... Mezuniyet oyunu bir çeşit. Dekorundan, afişine, kostümüne bizim oğulun elinden geçiyor hepsi.. Ben sadece izliyorum sakin sakin. Teklif var ısrar yok yardım için. Anasına çekmiş besbelli:)) Zorda kalmadıkça yardım istemez. Ruhundaki telaş tüm bedenine aksetmiş. O ne kadar telaşlı ben o kadar sakin... Anlatıyor hep olumsuzlukları... Bitmedi mi olumsuzluklar? Bitiyor! Arkadaşlarının özverili davranışlarını anlatmaya başlatınca telaş yerine sevgi oturuyor göz bebeklerine. Artık mezun olmuş bir arkadaşından yardım istemiş... "Hani belki gelebilir misin? diye... "Nasıl gelmem?" demiş arkadaşı. Bak ne güzel böyle telaşlı zor günler arkadaşlıkların sağlamlığının testi.
Yaşam bir okul!Sürekli sınavlarla geçen... Öyle çok ders ve içinde konular var ki... Öğretmenlerimiz kimler? Olaylar ve insanlar. Her yaşanan olay, her insan bize bir ders anlatıyor... Almasını bilirsek dersi, kopyasız hilesiz hurdasız gidiyoruz tökezlemden yaşam okulda. Mezuniyet ne zaman? Bilinmez ki. Son nefesle bitecek mi herşey?
Çok karıştım yine düzenin işine... Gazetelere daldım pazar sabahı...
"Baykal yeniden!" Yorumsuz... Yorumlarsam eğer gün biter!
Vatan'da şöyle başlık: "Vakit gazetesi yazarı 14 yaşında kıza tecavüz etti!"
Hım! Kanım dondu. Her iki şekilde de kanım dondu.
Tecavüz gibi bir suç zaten kan dondurucu. Küçük bir kızın dedesi yaşında bir kıza anne ve babası eliyle satılıp tecavüze uğratılması iddiası korkunç!
Ama asıl korkunç olan benim adalet duygumun hırpalanması.
Ortada suç iddiası var... Burası da hukuk ülkesi. Bu kişi ( Hüseyin Gülmez)ile asla hiç bir konuda aynı noktada olamayacağım. Ama hakkında böyle yazılmasına da karşıyım! Vah bana vah bana:))
Yahu adam daha suçun iddası ile gözaltında... Nasıl dersiniz nasıl yazarsınız "tecavüz etti"... Bunu yazabilmek için mahkeme sonuçlanmış ve suçu sabitleşmiş olmalı kişinin... Bugün ona gösterilen adaletsizlik bir gün gelip hepimizin başına da gelir. AB'Ye girmek olmamalı amacımız... İşte bu konularda hassas olmalıyız.
Adalet duygusu yara almış toplumlar asla gelişemezler.
Kimseyi korumayalım, kollamayalım ama suçu ispatlanmayan bir kişiyi de gazete manşetlerinde yalnızca "benden değil" diye linç etmeyelim...
Kader bak! Pazar pazar bir Vakit gazetesi yazarını savunmak bana düştü...
Şimdi birde başka traji komik bir durum:
Çocukları 65 yaşında emekli olmasın diye millet, sigorta müdürlüklerinin önünde uzun kuyruklar oluşturmuş!
İşte bu benim halkım!
Pirinç derler kuyruk olur!
Sigorta der kuyruk olur!
Yağ derler kuyruk olur!
Kuyruk olma eyhalkım!
Ne olur toplan da GÜÇ ol!
Sen GÜÇ olsaydın kuyruk olmak yerine bugün halka ait kuruluşlar yabancılara peşkeş çekilemezdi!
Sen GÜÇ olsaydın bugün o yasalar meclisten geçmezdi!
Sen kuyruk olduğun sürece daha çok kuyruklara gireceksin!
Kuyruktan SES çıkmaz!
Çıksa çıksa ne çıkar!
Anlamlı SES beynin olduğu kafadan çıkar!
Güç ol eğer aklın başına gelirse daha da geç olmadan!

2 yorum:

Oya Kayacan dedi ki...

Ben bunları gördüğüm yerde korkarım. Televizyonda, gazetelerde gördüğüm suretlerinden bile korkarım. Farketmez tecavüzcü/sapık/sübyancı olması. Öyle olmasa başka bir şeylerdir onlar... "Suratına bak süngüye davran," deyiminin açıklamalı halidirler. Bence zaten cezayı haketmişlerdir. Bin kere aklansalar milyon suçları artar...
"Ne diyor bu kadın?" diyorsun değil mi Şirin'ciğim? O zaman dikkatle bak bu adamın yüzüne, bir daha bir daha bak...

esintiler... dedi ki...

Korkulmaz mı Annoya:((
Haberlere bakamıyorum artık korkumdan... Ama ne yazık ki bugün bu adamı asıp kesen medya daha bir kaç gün önce adamı(!) bilirkişi olarak ekran karşısına oturtuyor ve kadın hakları hakkında ahkâm kesmesine izin veriyorlardı...
Of çok şey var söylenecek...