Perşembe, Temmuz 12, 2007

Dilimizi eşek arısı....?

Bugün 12 temmuz... Türk Dil Kurumu’nun kuruluş yıldönümü... bugün Melih Aşık’ı okurken dilimize ettiğimizi yine acı acı tattım... Hepimiz eninde sonunda bu oyunlara düşüp dilimize zarar veriyoruz ne yazık ki... İşte Melih Aşık’ın köşesine aldığı saptamalar:
"TDK'nın kuruluş yıldönümünde Osman Şahin, Türkçesi hemen dilimizin ucunda olduğu halde ısrarla kullanılan yabancı sözcüklerden bir demet sunuyor... Bakınız Türkçesi dururken neye ne diyoruz:Duyuruya "anons", yıldıza "star", cankurtarana "ambulans", gösterime girdi yerine "vizyona girdi", yaşama "life", yüksek verimli çalışma yerine "performans", tanıtıma "demo", sunucuya "spiker", gösteriye "show", gösteri yapana "showmen", radyo sunucusuna "diskjokey", hanımefendiye "fırstlady", bakkala "market", torbaya "poşet", mağazaya "süper, gros market", ucuzluğa "damping", duyuru tahtasına "bilbord", sayı tablosuna "skorbord", bilgilendirmeye "brifing", bildiri sunmaya "deklarasyon", uğraşa "hoby", korumaya "bodygard", sanat ve meslek ustalarına "duayen", saygın kişiye "prestij sahibi", alanlara "platform", merkezlere "center", büyüğe "mega", küçüğe "mikro", sonuca "final", özleme "nostalji", işyeri alanlarına "plaza", sergiye "galeri, show room", ana kentlere "mega kent", yolüstü aşevlerine "fast food", yemek çeşitlerine "mönü", ödemeye "adisyon" diyorlar.Ne diyelim? Dilinizi eşek arısı... "
Ben de yaz sıcakların rehavetine kapıldım ne zamandır... Yazmak yerine okumayı seçenlerdenim bu günlerde... Yazsam da ne yazıyorsam? İşte kendimce.. Ülke yine seçim havasında olduğundan her yandan mide bulandıran kokular geliyor zaten... Bir de sıcakta seçim hiç de çekilir gibi değil... Aman ben öyle desem de sakın ha olaki sandıktan kaçmayın... 22 Temmuz’da herkes sandık başına... Hatta olabildiğince sandık başında bulunmalıyız ki oylarımız boşa gitmesin... Ah ben neler gördüm neler... Yazsam çok sürer...Bu AKP öyle doğru dürüst gelmedi başa... Kimse bana aksini iddia edemez... Demem o ki... Sandığa oyunuzu attınız, imzayı da bastınız, parmağınıza boya da çalındı... İşiniz bitmedi daha... Oyların sayımı ve de tutanakların ve oy torbalarının Yüksek Seçim Kurulu’na teslimi anında ne oluyorsa oluyor... Neler oluyor neler... Arabanın bagajından başka bir torba başka bir tutanakla beraber değiş tokuş yapılıyor... Ve de olay bitiyor... Medya denen güç(!) zaten tezgahı hazırlamış durumda... Her ne hikmetse vatan bu kadar satılmış, ülke bu kadar Amerika’ya Avrupa’ya peşkeş çekilmişken, yirmilik fidanları boy boy toprağa verirken, halk bu kadar yoksul ve de bitkin haldeyken AKP’nin birinci parti olduğunundan dem vuruyorlar...
Günlerimin çoğunu eve kapanmadan sokakta geçiriyorum... Bakıyorum da nasıl bir çalışma... Hayret dehşet verici... Her yerde AKP! Hangi iskeye yanaşsa vapurum karşımda AKP! İstanbul’un tüm iskele önlerine barikat kurmuşlar resmen... Halka bakıyorum ilgi gösteriyorlar mı diye... Hayır! Kimse uzatılan broşürleri almıyor... Alsa da bakıyorum hemen atıveriyor hemen eline pislik bulaşmış gibi... Ama adamlar yüzsüz, arsız... Sanki iktidar değil de muhalefet partisi edasıyla seçim propagandası yapıyorlar... Bu halk gerçekten de Aziz Nesin Usta’nın dediği kadar mı? Ben hâlâ iyimserliğimi korumak istiyorum... Bu seçimde değil birinci parti bu akepe’yi meclise sokarlarsa artık halkından umudumu iyice keseceğim... Türkiye çok zor günlere doğru hızla gidiyor... Kazansak da kaybetsek de zor yıllar var önümüzde... Çok çalışmamız gerek çok!

2 yorum:

nazar dedi ki...

Benim gibi yazıları biriktirmişsin... Türkçe konuşmak yazmak güzel ama küçük küçük her şeyi değiştiriyorlar. Bride bakıyoruz bize ait bir şey kalmamış...

seçimler hakkında yazmamak en iyisi, hangisini , neyi yazacaksın, iyi ya da düzgün ne var. Aman Şirinim bu konuda "açtırma kutuyu söyletme kötüyü" öyle çok söylenecek sözüm var , boşver hepsi bana kalsın...
hoşçakal

nazar dedi ki...

Benim gibi yazıları biriktirmişsin... Türkçe konuşmak yazmak güzel ama küçük küçük her şeyi değiştiriyorlar. Bride bakıyoruz bize ait bir şey kalmamış...

seçimler hakkında yazmamak en iyisi, hangisini , neyi yazacaksın, iyi ya da düzgün ne var. Aman Şirinim bu konuda "açtırma kutuyu söyletme kötüyü" öyle çok söylenecek sözüm var , boşver hepsi bana kalsın...
hoşçakal