Pazar, Nisan 15, 2007

DİP DALGASI!

14 Nisan 2007! Türkiye Cumhuriyeti tarihinde artık yerini aldı... Kim nasıl silebilir, nasıl kazıyıp da yok edebilir acaba bu günü? Türkiye Cumhuriyeti varolduğundan beri emperyalist güçlerin içerden beslediği yobazlara, irticacılara, küresel sermayenin kuçu kuçularına, turuncu devrimcilere, Sorosculara büyük bir şamar oldu bu miting... Ama bu şamar yetecek mi? Ben gidemedim... Benim gibi milyonlar var gidemeyen doğal olarak... Ya bizler de o meydanda olsaydık?
Tüm engellemelere karşın bu insanlar Ankara’ya koştular... Adamların(!) sığlıklarına bakın... Metro Tandoğan durağında durmamış! Habercilik deseniz; artık böyle bir kavram yok bu ülkede... Türk halkının resmi haber kuruluşu TRT nasıl bir işgâl atında? Neresi işgâl altında değil ki? Atam’ın Türk gençliğine uyarılarda bulunduğu tüm olumsuz koşullar fazlası ile günümüzde oluşmuş durumda... Bu gerçeği görmemek için ne olmak gerek? Soroscu, küreselci,ABD’ci, AB’ci, Fetocu değilsiniz diyelim... Ve de hâlâ “yok canım tehlike” diyebiliyorsanız... Sizde oldukça vahim bir hastalık var demektir... Böyle düşünenlere geçmiş olsun...
Atatürkçü Türk halkı 14 Nisan 2007’de yumruğunu vurdu... Bu dip dalgasının ilk darbesidir... Onlar Silahlı Kuvvetler’den darbe beklerken halktan darbe geldi... Bazı yayınlarda mitinge katılan halka “Silahsız Kuvvetler” dendiğini okudum gördüm... Çok da katılmadım doğrusu...
Silahsız olsalardı orada ne işleri vardı... “Silah” yalnızca top tüfek tank mıdır? Oradaki insanlar yürekleri ile apaydınlık beyinleri ile oradaydılar... Onların silahları özgürlükleriydi...
Kimsenin maşası, kimsenin ümmeti değiller onlar....Tarikat, parti, belediye ve bakanlık kapılarında ihale peşinde koşanlar değil onlar... Bu yüzden anlamazlar anlayamazlar bu iktidar ve yandaşları bu mitinge katılan insanları... Anlamaları için de artık çok geç zaten... Artık dip dalgası harekete geçti... Ardı da gelecek çok daha güçlü olarak... Hiç kuşkum yok!

5 yorum:

barış dedi ki...

Güzel

kutalmış dedi ki...

eğer bu mitingde,sendikalar,siyasi kuruluşlar bayrak açıp katılsa idiler(ki son anda engellendi).gelecek kaygılarım hep sürecekti..
bugün cesur anadolu kadını birkez daha ankaradan cephelere koşarcasına görüyorum..bu memleket bizim der gibilerdi..hiç bir silah insan yüreğinden daha etkili değildir şirin,çok haklısın.

esintiler... dedi ki...

Evet cesur Anadolu kadını meydandaydı... Bana da Trakya topraklarında bayrak asmak düştü... Neye niyet neye kısmet...

nazar dedi ki...

Evet yüreğini silah olarak görürsen ve silahlı kuvvetlerdi, ama asker olmadan da darbe , uyarı yapılıyormuş işte.. yeterki isteyelim.. her hangi bir şeyi yürekten istersek "ben yaparım, yapmalıyım" dersek yapabiliriz. BUnu engellemeye hiçbir şeyin gücü yetmez...
hoşçakal...

http://sureyyam.blogcu.com/ dedi ki...

Benim en çok sevdiğim pankart lafı... Bir at kadar olamadık dı.)) az kaldı.. biz tepeceğiz.. katır gibi onu.)) değil mi şirinem...sevgi ile kal..
Bayram coşkusu içinde izledim bende...:)