Salı, Aralık 12, 2006

Bursa'nın ufak tefek taşları!

Suuçtu Şelâlesi


Gölyazı

Küçük oğul geleli günler oldu! Sağolsun Serpilciğim sormuş:) Bursa'yı bir kaç günde ne kadar gezebilse gezmiş! Ama yetersiz olduğunu belirtiyor! Bence de... Çocukluğumda Bursa'ya bir kaç gitmişliğim var! Çok güzel anılarım vardır Bursa ile ilgili... Çekirgesini, Kirazlıyaylasını, Uludağını, kestane şekerini, baston şekerini, daha nelerini nelerini bilim ben Bursa'nın! Çok ince noktamdır benim Bursa! Buram buram tarihtir Bursa! Yeşildir hem de yemyeşil!
Oğluma sordum! Acı acı yüzüme baktı! Anne ne yazık ki senin Bursa'n aynı İstanbul'un gibi anılarında kalmış" dedi... Bugünkü Bursa eskilerinin dediği gibi senin de dediğin gibi yeşil değil artık!"... Üzüldüm:(( Nasıl çabuk yok ediyoruz güzelim şehirlerimizi... Oysa atalarımız ince ince oyalar gibi işleyerek bizlere emanet etmediler mi? Böyle içine mi edin dediler! Yeşiliyle, kuşlarıyla, kedileri, köpekleriyle bıraktılar bizlere... Bizlerse emanete hıyanet etmekteyiz tüm gücümüzle... İşte İstanbul! İşte Bursa! Ve daha nice şehirlerimiz! Atalarımızın da, doğacak torunlarımzın da karşısında suçlu gibi hissediyorum kendimi... Benim katkım oldu mu bu yok edilişe? Sessiz kalmak da katkı değil mi? :(
Konuyu değitireyim, içim acıyor!
Haftasonu pek hareketli geçti... Oğlum gelince kendimizi İstanbul sokaklarına atıverdik... "Çok özledim İstanbul'u.. Taşını toğrağını öpesim geldi" demez mi? İstanbul'da kış gelince yoğun sanatsal hareketlerden başı dönüyor insanın... Ben de sanki herşeye koştururmuşum gibi...Peh! Elimden geldiğince, cebimdeki param yettiğince yetişmeye çalışıyorum! Akbank 3.Kısa Film Festivalinin bir kaç gösterimine gittim! Güzeldi... Keyifliydi... Umut vericiydi... Ülkemizde sanat adına atılan her adımı desteklemek gerek! Desteklemek gerek ki sonuç topluma geri dönsün! Toplumuarı yücelten ve eğiten en önemli olgu Sanat'tır! Sanat ve toplum için düşüncelerimizi hep beraber daha ayrıntılı olarak tartışmaya açalım!
Bu konuda çokça klavye parçalamadan şu güzel görüntülere geleyim... Bildiğiniz üzere oğlum Bursa'ya bir kaç günlük gezi yapmıştı... Ben de içlerinden yalnızca iki görüntüyü sizlerle paylaşmak istedim! Nasıl içim gitti anlatamam... Oralarda olmak istemez mi insanın canı :( Oğlum oksijen çokluğundan sıkıntı yaşadıklarını söyledi... Eee İstanbul çocuğu ne olacak:) Oğlum yanına keşke egzoz gazı dolu bi tüple falan gitseydin... Oksijen çarptımı çekiverirdiniz ekzosu, iyi gelirdi:))
Ay ne espirik! Salakça oldu di mi?

2 yorum:

Nazlica dedi ki...

Sevgili Şirin, Türkiye'nin neresi bozulmadı ki. Bursa'ya bir kez gidebildim.İnegöl Bursa arası yolda hayran kaldım doğaya. Yeşilin her tonu mevcuttu, insanı sakinleştiren, dinlendiren bir renk armonisi.Doğayı katlederek, betonlaştıran, gözünü para bürümüş insanlara akıl fikir diliyorum,ne diyeyim. Sevgilerimle

Azize Serpil dedi ki...

Canım arkadaşım,
Oğluşuna kavuştuğuna sevindim.
Süre yetmemiş ama anneciğine ne kadar güzel resimlerle dönmüş.Anneciğinin Bursa ile ilgili güzel anılarını hatırlatmış.
He ne kadar şimdiki Bursa senin anılarındaki eski Bursa olmasada.
Arkadaşım kirlenen yer bir tek Bursa değil
Türkiye'min maalesef her yeri bozuluyor.
Gölyazıdaki güneşin batışına bayıldım çok güzel çekmiş oğluşun.
Ellerine sağlık sanada teşekkürler bizimle paylaştığın için.
Sevdiklerinle birlikte sevgiyle kal güzel arkadaşım.