Cumartesi, Mayıs 20, 2006

Karşı Düşünceye Yanıtımdır!

Ben size ne yazarsam ne söylersem anlayamazsınız! O kadar dogmatiksizin ki... Benim size anlatacaklarım ancak sizin anlayacağınız kadardır!
Ha şunu altını kuvvetle çizeyim... Kimseden hele hele sizden gelecek bir dua! Tanrı korusun! Sizden bana gelse gelse beddua gelir! Almayayım! Üstelik benim inancımı sorgulama hakkını nerden buluyorsunuz! Ne hakla! İşte ispatı sizin şeriatçı düşüncenizin! Yaşamınızdaki her olayı dinsel hükümlerle değerlendiriyorsunuz! Asla içinde yaşadığınız Cumhuriyet'in kurallarına kanunlarına uyarak yaşamak gibi bir anlayışınız yok; bu saatten sonrada olamaz! Sizin gibi düşünen insanlar bir süre sonra artık kafada zaten olmayan felsefi düşünce eksikliğinin sonucunda kaba kuvvete ve hatta katliamlara başlıyor! Bu uygulamaları Arap ya da geri kalmış diğer toplumlarda rahatça uygulamak mümkün! Amma TC Devleti sınırları içinde asla bu amacaınıza ulaşamayacaksınız! Bunu ne kadar çabuk kabullenir ve kendinize çeki düzen verirseniz sizin de çıkarınıza olacak! Laik sistemde kimsenin sizin dinsel inançlarınızla, kafanızın içindekilerle bir alıp veremediği yok! Ama uygulamalı bir hale getirip toplumsal barışı bozmaya kaltığınız an orada işler değişiyor!
"Başörtüsü" demişsiniz! Başörtüsü zaman zaman aile çevremde de kullanılan çene altından bağlanan bir örtüdür... Dünyanın her köşesinde bu şekil kullanılır. Kırsal kesimin kullandığı ise "yemeni" denilen üzeri baskılı tülbenttir. Onların da kendilerine özgü bağlama şekilleri var! Amma türban ya da sıkma baş denilen ya da paredesünün üstüne bedenin yarısını örter biçimde bir örtünme Türk kadına mâl edilemez! Bu şekil giyinme modeli 80 darbesinden sonra tamamen siyasal olarak başlatılmıştır! Yalnızca okur-yazar olmayan kadınların kapanması bir takım çevreleri çok rahatsız etmiş bunun sonucunda çok kapsamlı bir plan dahilinde Özal iktidarı döneminde “türban” adı altında irtica üniversitelere sokulmuştur! O güne kadar üniversite kapısında gelen hiç bir Türk kızı başını kapatma gereksinimi görmezken basılan düğmenin, bastırılan büyük paraların sonucunda birden bire pıtrak gibi bir türbanlı ordusu yaratılmıştır! Tekstil sektörüne de el atılarak tessettürlü modası yaratılmış ve hatta bunun yaygınlaştırılması amacı ile mankenler ikna(!) edilip tessettüre sokulmuştur! O güne kadar hiç görülmeyen çarşaflı sarıklı ümmetçiler birdenbire sahneye çıkmıştır. Tekkeler, tarikatlar dört koldan çalışmalara başalmış, ulusal eğitime de el atarak artık ulusal eğitimi dini eğitime çevirmişlerdir. Tüm okulların müdürlükleri imamhatip kökenli kişilere verilmiştir. Bu kaş tane imamhatip okulu var derseniz bence ülkemin tüm okulları derim. Artık okullar değil aklınıza gelen her kurumun başına imam getirilmiştir. Şehir hatları vapurlarını kullananlar bile denizcilik değil imam hatip mezunları... Diyanet İşlerinin son açıklaması ise oldukça ilginç! İmam azlığından camilere imam atayamadıklarını belirtiyor! Çevremde birçok akıllı başarılı kız çocuğunun ortaöğretiminde ailesi ve çevresi tarafından zorla başının kapatılarak imamhatipe gönderildiğini görüyorum.
Bu kızlara soruyorum:
-Neden bu okulu seçtin? Meslek olarak ne yapacaksın!
-Ben değil ailem seçti! Eğer bu okulu kabul etmessem hiçbir okula yolamayacaklar! Arkadaşlarım olsun istiyorum, eve kapalı yaşamak istemiyorum! Diyor..
Ve bu kızlar çok da başarılı olabilecekleri alanlarda okumak yerine ne yazık ki harcanıp gidiyorlar! Üniversiteye gitmek için başını da baskılar sonucu açamayan bu kızlar her nasılsa aileleri tarafından ucuz işçi olarak çalıştırılıyor!
Türkiye’nin genç dinamik yapısını bir Özal’a, bir Erbakan’a, bir Çiller’e ve en nihayetinde de bir RTE’ye heba ettirdiler bu cahil insanlar! Onlar bu işten tereyağından kıl çeker gibi kurtuluyorlar! Çocuklarını Arabistanlar da değil, Avrupalarda, Amerikalarda okutuyorlar! Dünya Bankalarında iş buluyorlar(!) çocukcağızlarına... Fettullah bile İran’da ya da başka bir islam ülkesinde değil de şeytan dediği Amerika’da yaşamını sürdüryor! Benim saf cahil halkım ise bunları görmez bilmez kör bir halde inancımdı, kutsalımdı diyerek adeta bindiği dalı kesiyor! Yazık oluyor bu gençliğe, yazık oluyor bu ulusa! Biz bunları hak etmiyoruz!

3 yorum:

NAZLICA dedi ki...

Bizzat Genel Kurmay Başkanımız tepkilerin ümit verici olduğunu, bir gün değil hergün yapılmasını açıkça söyledi. Sizin gibi duyarlı insanlar sayesinde bu çapulcuların içimizde yaşamalarına hiçbir zaman müsaade etmeyeceğimizi eninde sonunda duyacaklar. Tarihde yüzlerce kez denediler, başaramadılar, başaramayacaklar.Çoğalarak geleceğiz her seferinde, kimse bunu unutmasın.Sevgiyle öpüyorum.

pino dedi ki...

çok güzel ifade etmişsin..özellikle şu türban meselesini..insanlar bunun başörtüsü değil de üniforma olduğunu bir anlasalar keşke..

Aslicin dedi ki...

Evet umarım bir gün bunların çıkar için yapılmış şeyler olduğunu ve türbanın dünyanın hiç bir yerinde olmayan bir siyasi simge olduğunu anlar insanlarımız.

Bu arada beyin yıkayanların neden, bu sistemin olduğu yerlerde değil de Amerika'da yaşadığına eminim iyi bir açıklamaları vardır.

Her şeye kılıf uyduruluyor ya.