Pazar, Haziran 11, 2017

Yaz, yaz, yaz!

Yaz gelince yazmak derdindeyim yine... Okumaktan, izlemekten yorgun omuzlarım yazarken belki iyileşir kendince diye yazmaya asılmak istedim birden bire... İstanbul'un hâlâ süren bahar havaları ruhumun en iyi ilacı... Bu yüzden seviyorum şehrimi hep bu yüzden... Gülüyoruz beraberce yedi tepesiyle birlikte ansızın ıslanan acemi insanlarına İstanbulum 😂 "Böyle de hava mı olur" diye söylendikçe bu İstanbul'la hâlâ tanışamış insanlara kahkahalar koy veriyoruz birlikte! Yedi tepe esiyor bir anda püfür püfür...Alıyor bulutları kuzey girişinden bir taşıyışı var ki güneye doğru... Koyu gri bulutlar yer yer yarılıyor aradan ışıklarla... Yıldırımlar, şimşekler, derelere dönmüş sokaklar, caddeler... Ardından ıslağını daha yeni farkeden genç yapraklar damlaları üstlerinde tutamadan güneşe teslim olurlar... Sıcak basar bir anda İstanbul'u bulutun nemi güneşin buharlaştırdığı neme karışır.. Bu yüzden sulugözdür benim şehrim, bu yüzden hep ağlak...
Yazmaya başlamak aylardan sonra yine havalarla ilgili oldu her nedense... Kaçış noktamız havalar... Sıkıldıkça hep aynı değil mi teranemiz! Ay havalarda bu sene hep yağmurlu... ay yaz gelmedi bir türlü... geldi şekerim geldi... sen kendine gelmedin bir türlü... bak yaz gelip geçiyor... farkında mısın?

Hiç yorum yok: