Perşembe, Eylül 24, 2015

Kurbanın Bayram'ı olmaz!

Biz kan bilmezdik bilmezdik bayramlarda. Hayvan boğazlandığını göstermezlerdi çocuklara. 
Bayram demek güzel ve yepyeni giysiler demekti.
Bayram demek, mendiller içinde bayram harçlıkları idi.
Bayram demek, dipsiz bir kuyu gibi şeker ve tatlı tüketmekti.
Bayram demek, anneannemin yemekleriyle donatılan büyük, geniş aslan bacaklı ceviz masada dedemin ailenin lideri konumunda oturduğu bayram sofrası idi.
Bayram demek, tepebaşındaki bayram yerinde kayık salıncağa binmek, renkli macun ve horoz şekeri yemekti. 
Bayram demek Bayram boyunca hollywood yıldızları kadar şık yakışıklı bir baba ve şarışın bomba bir anne ile şıktır lıkır gezmek demekti.

Hiç ağlanmaz, hiç küsülmez, hiç kavga edilmezdi... Küskünler barışır, uzaklar yakınlaşır, herkes birbiriyle kaynaşırdı. Tüm kaygılar, üzüntüler bayramda Pandora'nın kutlusuna yeniden hapsolurdu.

Heyhat gel gör ki insan için çok kısa Zaman süresinde neler neler oluyor da şunun şurasında onca yıl önce yaşadığın bayram sevincini bir daha yaşayamıyorsun ve yaşatamıyorsun. Kötülerin dünyasında Bayram kavramı çok değişik. Ben yaşayamasam da hiç olmazsa kimsenin bayram sevincini engellemeyeyim diyorum. Ama ben artık bayram nedir diye sorguladıkça böylesi günlerin benim bayramım olmadığını anlıyorum. İçinde yaşadığım topluma uzaydan inmiş gibiyim. Ben büyüdüm ve artık kanmıyorum bugünlerin Bayram olduğuna... Can katledilirken kutlanan ve kutsanan günler neden benim bayramım olsun! Bayram sevinç, neşe demek benim için... Kan ve gözyaşı nasıl oluyor da bayramla birlikte bir bütün olabiliyor... Giden hayvan Can'larına saygı yok madem, ya giden insan Can'larının da bir değeri yok mu? Mezarları başında oğullarının acısına toprak tırmalayarak katlanmaya çalışan onlarca anaya da bir empati yapıp da "bu Bayram kutlanmayacak" diyebiliyor musunuz? 
Diyorsanız siz insansınız. 
Ama bu cümleyi anlamaktan yoksunsanız size diyecek sözüm yok! Daha siz evrilmemişsiniz!

Hiç yorum yok: